tat VAN'da Garibana Açılan Kapı

 İnsan olmamızdan olsa gerek etrafımızda olup bitenleri görmemezlikten gelemeyiz,  direk veya dolaylı olarak etkileniriz. Yaşadığımız bu Dünya da farklı sıkıntılar  mevcuttur, fakat biz öncelikle kendi çevremizden ve ilimizden sorumluyuz. Kimi  konuşturursanız derdinin sizinkinden fazla olduğunu fark edersiniz halinize şükreder  sıkıntılarınızı unutur onun derdi ile dertlenirsiniz, yaratılışınız gereği. Şöyle bir  etrafımıza bakalım bir kuru ekmeğe muhtaç olan aileler olduğu gibi şatafatlı hayat  sürenleri hemen yanınızda görürsünüz. Sadece zahiri gözlerinizi kapatmamanız yeter,  koca apartmanların arasına sıkışmış toprak evlerde kalanlar, kentlerin kenar  mahallelerinde yaşayanların halleri, ya ilçelerde, beldelerde ve köylerde yaşayan yol  yordam bilmeyen fakir, gariban,  çaresiz insanlarımıza ne demeli evet ve maalesef  çevremizden ve uzak illerden mecburiyetlerinden dolayı kentimize gelen bir çok  mağdur insanı gözlerimizi kapatarak yok sayamayız, görmemezlikten gelemeyiz.

     İşte hal böyle olunca aynı kaygıyı taşıyan arkadaşlarla bir araya gelindiğinde sıkıntıların boyutları ve ne yapılabilirler  tartışıldı, özellikle çevre il, ilçe ve köylerden gelen hasta ve hasta yakınlarının günlerce hastane bahçesi ve hastane merdivenlerinin altlarında  sabahlara kadar yoğun bakımda yatan hastalarının durumunu merak eden çaresizler, ya acilen kan ihtiyacı olan kanamalı hastaların durumu vs. vs. Bu insanların çaresizliğine bir nebzede olsa çare olunamaz mı?  konusunda fikir teatisinde bulunmaya başladık.

Alemlere rab olan yaratıkları arasında ayrım yapmayan, herkese merhametle davranan (hatta zalimlere ve kafirlere bile) rabbimizin emirleri doğrultusunda ve onun Resulu Hz.Muhammed (s.a.v.) in ‘İnsanların hayırlısı İnsanlara faydalı olandır’ hadisi ışığında mutlak suretle insanlara, ama tüm ihtiyaç sahibi insanlara gücümüz yettiğice, kanunlar dahilinde kendilerinden fedakarlık yaparak çaresizlere yardım edilmesi gerektiğine kalben inanan birkaç kişi, evet sayıları az ama gönülleri bol birkaç insan bir araya gelip 2003 yılı Şubat ayında Van dışından Van’a gelen hasta ve hasta yakınlarına – öğrencilere – Maddi durumu kötü ailelere yardım ve ayrıca Van’da ikamet eden Tatvan’lıları bir araya getirip iyi ve kötü günlerinde onlarla birlikte olmak acılarını paylaşmak, sevinçlerine ortak olmak bu konuda eğitim kültür ve yardımlaşma üzerine bir derneğin kurulmasına karar verildi.

Derneğin kurulma aşamasında arkadaşların gayretleri sonucu birkaç kişi olanların sayısı hızla arttı, meğer bu sıkıntı birkaç kişinin sıkıntısı değilmiş, böyle bir fikrin ortaya atılması bekleniyormuş sağ olsunlar meram anlatılınca arayış içinde olanlar hemen bir araya geldiler. Mart 2003 tarihinde Tatvander adı altında derneğimiz resmen ve fiilen kurulmuş oldu. Ama hizmet yalnız Tatvan’lı ya değil tüm ihtiyaç sahipleri içindir. Kim olursa olsun nereli olursa olsun hangi renkten, hangi boydan, hangi ırktan olursa olsun fark etmez bu kapı herkese açıktır ve inşallah böyle sürecektir.

2003 te kurulan derneğimiz gün geçtikçe amaçları doğrultusunda gelişerek daha iyiye gitmektedir. Bu güne kadar yaklaşık 10-12 bin insana hizmet vermiş bulunmakta ve bu hizmetler  devam edecektir. Emeği geçen ve bundan sora emek vereceklere şimdiden teşekkür ederim.

Selam ve dua ile....

                                                           M. Emin TAYLAN  
Yönetim Kurulu Başkanı